<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.loyya.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.loyya.com</link>
	<description>Loyya.Com sizi anlatır</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 18:20:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>&#8216;MHP tek başına iktidar olacak&#8217;</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/12/mhp-tek-basina-iktidar-olacak/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/12/mhp-tek-basina-iktidar-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 18:20:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Akp]]></category>
		<category><![CDATA[Ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Mhp]]></category>
		<category><![CDATA[Nda]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte]]></category>
		<category><![CDATA[Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Vakit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/12/mhp-tek-basina-iktidar-olacak/</guid>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı,  &#8221;Milliyetçi Hareket, tek başına iktidar yolculuğunda son viraja girmiştir. 7  Kasım 2010 tarihinde seçim olacak ve AKP iktidarı sona erecektir&#8221; dedi.
          Bayburt&#8217;a gelen Bölükbaşı, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti&#8217;ni ziyaret ederek  cemiyet başkanı Yaşar Yıldız ve yönetim kurulu üyeleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Bölükbaşı,  &#8221;Milliyetçi Hareket, tek başına iktidar yolculuğunda son viraja girmiştir. 7  Kasım 2010 tarihinde seçim olacak ve AKP iktidarı sona erecektir&#8221; dedi.</p>
<p>          Bayburt&#8217;a gelen Bölükbaşı, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti&#8217;ni ziyaret ederek  cemiyet başkanı Yaşar Yıldız ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre görüştü.</p>
<p>         Bölükbaşı, yaptığı açıklamada, &#8221;Türkiye&#8217;nin bugün içinden geçmekte  olduğu kriz ve kaos ortamı nın seçim sandığının vakit geçirilmeden Türk  milletinin önüne getirilmesiyle ancak aşılabileceğini&#8221; savundu. Sıkıntıların çok  ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Bölükbaşı, &#8221;ülkenin yoksullaşmakta,  soyulmakta ve bölünmek istenmekte olduğunu&#8221; ileri sürdü. Deniz Bölükbaşı, şöyle  devam etti:</p>
<p>         &#8221;Türkiye&#8217;yi 7,5 yıla yakın bir süredir büyük bir Meclis çoğunluğu ile  yöneten AKP iktidarının bu yıkım ve tahribat döneminin sonrasında Türkiye&#8217;nin  geldiği nokta ortadadır. Bir uçurumun kenarına gelen Türkiye&#8217;yi, tedavisi ileride  çok zor olacak badirelerle karşı karşıya bırakmamak için tek çıkar yol, Türk  milletinin hakemliğine başvurulmasıdır. Milliyetçi Hareket, tek başına iktidar  yolculuğunda son viraja girmiştir. 7 Kasım 2010 tarihinde seçim olacak ve AKP  iktidarı sona erecektir. Sayın Başbakan ne kadar Türk milletine sahte demokratlık  yaparsa yapsın, seçim sandığını bu yıl için Türk milletinin önüne getireceğiz.&#8221;</p>
<p>         ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ve İsveç Parlamentosu&#8217;nda  Ermeni iddialarını içeren tasarıların kabul edilmesine ilişkin de değerlendirme  yapan Bölükbaşı,şunları kaydetti:</p>
<p>         &#8221;AKP&#8217;nin ilkesiz, pusulasız ve vizyonsuz dış politikasının çok çarpıcı  bir örneğidir bu. Türkiye maalesef kendi eliyle çok kötü bir duruma  düşürülmüştür. Bu konularda iktidara ne desek nafiledir. Bunlar teslimiyetçi,  ilkesiz, inançsız anlayışla hiçbir şey yapamaz. Yapacakları sadece büyükelçiyi  istişare etmek için geri çekmek olur. 15 gün sonra da büyükelçi Amerika&#8217;ya geri  dönecektir. İsveç Parlamentosu&#8217;nun aldığı karar da çok manidardır. Yine AKP  hükümeti büyükelçiyi geri çağırıp 15 gün sonra tekrar görevine gönderme düsturu  içerisinde hareket edecektir. Bunlardan şahsiyetli, Türkiye&#8217;nin çıkarlarını  gözeten dış politika ve buna uygun bir strateji beklemek hata olur. Bunun için  kendilerine bir tavsiyede bulunmak nafiledir.&#8221;</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/12/mhp-tek-basina-iktidar-olacak/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/12/mhp-tek-basina-iktidar-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de ilk kez Antalya&#8217;da kuruldu</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/12/turkiyede-ilk-kez-antalyada-kuruldu/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/12/turkiyede-ilk-kez-antalyada-kuruldu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 13:34:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz üNiversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan]]></category>
		<category><![CDATA[Dile]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Elde]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Israfil]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Organ Nakli]]></category>
		<category><![CDATA[Prof Dr]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/12/turkiyede-ilk-kez-antalyada-kuruldu/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin ilk organ nakli enstitüsü Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kuruldu.
 Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü&#8217;nün hizmet vermeye başladığını söyledi. Türkiye&#8217;de ilk kez organ nakli enstitüsü kurulduğunu ifade eden Kurtcephe, amaçlarının Akdeniz Üniversitesi&#8217;nin lokomotifi konumundaki organ nakli merkezinin yeni araştırmalarla başarısını artırmak olduğunu ifade etti.
Organ nakli merkezlerinin tecrübeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ilk organ nakli enstitüsü Akdeniz Üniversitesi bünyesinde kuruldu.</p>
<p> Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü&#8217;nün hizmet vermeye başladığını söyledi. Türkiye&#8217;de ilk kez organ nakli enstitüsü kurulduğunu ifade eden Kurtcephe, amaçlarının Akdeniz Üniversitesi&#8217;nin lokomotifi konumundaki organ nakli merkezinin yeni araştırmalarla başarısını artırmak olduğunu ifade etti.</p>
<p>Organ nakli merkezlerinin tecrübeli bir kadroya sahip olduğunu, bilimsel araştırmalar için ekibe takviye yapmayı planladıklarını dile getiren Rektör Kurtcephe, &#8220;Devlet Planlama Teşkilatı&#8217;na, organ nakli araştırma enstitüsünde kullanmak üzere sunduğumuz proje de kabul edildi. Buradan elde edilecek yaklaşık 2,5 milyon liralık gelir enstitünün donanımı için harcanacak.&#8221; dedi.</p>
<p>(CİHAN)</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/12/turkiyede-ilk-kez-antalyada-kuruldu/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/12/turkiyede-ilk-kez-antalyada-kuruldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li başkan partisinden istifa etti</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/12/chpli-baskan-partisinden-istifa-etti/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/12/chpli-baskan-partisinden-istifa-etti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 12:07:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Belde]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Noter]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/12/chpli-baskan-partisinden-istifa-etti/</guid>
		<description><![CDATA[Muş&#8217;un Korkut ilçesine bağlı Karakale belde Belediye Başkanı Zeki Taygar Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)&#8217;nden istifa etti.
  29 Mart 2009 yerel seçimlerine CHP&#8217;den seçilen Taygar, istifasını noter aracılığıyla CHP İl Başkanlığı&#8217;na gönderdi. İstifanın, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun Muş&#8217;a yapacağı ziyaretten bir gün önce gerçekleşmesi dikkat çekti. Görevini bağımsız olarak sürdüreceğini belirten Başkan Zeki Taygar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muş&#8217;un Korkut ilçesine bağlı Karakale belde Belediye Başkanı Zeki Taygar Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)&#8217;nden istifa etti.</p>
<p>  29 Mart 2009 yerel seçimlerine CHP&#8217;den seçilen Taygar, istifasını noter aracılığıyla CHP İl Başkanlığı&#8217;na gönderdi. İstifanın, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun Muş&#8217;a yapacağı ziyaretten bir gün önce gerçekleşmesi dikkat çekti. Görevini bağımsız olarak sürdüreceğini belirten Başkan Zeki Taygar, istifa gerekçesini açıklamadı.</p>
<p>Taygar, &#8220;Sorarlarsa gerekçelerimizi sıralarız.&#8221; dedi.</p>
<p>(CİHAN)</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/12/chpli-baskan-partisinden-istifa-etti/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/12/chpli-baskan-partisinden-istifa-etti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minareden sala okunmasın!</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/12/minareden-sala-okunmasin/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/12/minareden-sala-okunmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 09:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[1940]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Edip]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Parti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/12/minareden-sala-okunmasin/</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kollarına üye bir grubun Mersin&#8217;de çarşaf yırtma eyleminden sonra CHP&#8217;nin din ve manevi değerler konusundaki tavrı tartışılıyor.
 Tartışmaya, Muğla ve Manisa&#8217;da uzun yıllar müftülük yapmış İlhan Armutçuoğlu ortaya çıkardığı belgelerle katıldı.
Bir belgeye göre 1930 ve 1940&#8242;lı yıllarda tek parti hükümeti zamanında CHP&#8217;nin il başkanlığı ve Muğla Valiliği görevini yürüten Recai [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kollarına üye bir grubun Mersin&#8217;de çarşaf yırtma eyleminden sonra CHP&#8217;nin din ve manevi değerler konusundaki tavrı tartışılıyor.</p>
<p> Tartışmaya, Muğla ve Manisa&#8217;da uzun yıllar müftülük yapmış İlhan Armutçuoğlu ortaya çıkardığı belgelerle katıldı.</p>
<p>Bir belgeye göre 1930 ve 1940&#8242;lı yıllarda tek parti hükümeti zamanında CHP&#8217;nin il başkanlığı ve Muğla Valiliği görevini yürüten Recai Güreli, Muğla Şahidi Camii&#8217;ne baskın yaptırarak caminin türbe olarak kullanıldığını ileri sürmüş ve kapatılmasını sağlamış. </p>
<p>Bu belgeyi, görev yaptığı 1960&#8242;lı yıllarda müftülük zabıtlarından çıkardığını söyleyen İlhan Armutçuoğlu, &#8220;Zihniyet hiç değişmiyor. CHP&#8217;nin bu valisi benim çocukluğumda sokakta giderken başörtülü bir kadını durdurup, başından başörtüsünü çekip alıp hakaret etmişti. O günlerde biz camide namaz surelerini öğrenir veya öğretirken derdest edip götürmesinler diye kapıya nöbetçi koyardık.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Emekli müftü İlhan Armutçuoğlu&#8217;nun ortaya çıkardığı 29 Mart 1938 tarihli, vali imzasıyla müftülüğe gönderilen yazıda, Muğla&#8217;nın Camikebir mahallesinde Şahidi namı ile bir türbenin ihyasına çalışıldığına dair ihbar yapıldığı belirtilerek şöyle diyor: &#8220;Yapılan muayene ve aramada türbenin sandukası üzerinde ve içerisinde müceddet yeşil kumaş ve ipekli üzerine yazılı &#8216;kelime-i şehadet&#8217; havlu, mum, süpürge gibi bazı eşyalar elde edilmiştir.&#8221; Camide görev yapan ve türbeyi ihya ettiği belirtilen imam Cemalettin&#8217;in bu camide görev yapmasının mahzurlu olduğu ifade edilen yazıda, imam hakkında gerekli muamelenin yapılmasını ve sonucundan da valiliğe bilgi verilmesi isteniyor.</p>
<p>MİNAREDEN SALA OKUNMASIN SAĞLIKLI OLANLAR BİLE KÖTÜ ETKİLENİYOR</p>
<p>Emekli müftü İlhan Armutçuoğlu&#8217;nun müftülük zabıtlarından çıkardığı 9 Nisan 1931 tarihli bir başka belgeye göre ise Muğla&#8217;da vefatlar sonrasında cami minarelerinden okunan salalar bile yasaklanmış. Valilikten müftülüğe gönderilen yazıda, minarelerden okunan salanın hastaları, hatta sağlıklı olanları bile olumsuz yönde etkilediği belirtilerek şöyle deniyor:</p>
<p>&#8220;Kasabada vefat vukuunda minarelerde sala verildiği görülmektedir; hastalar ve hatta sıhhati yerinde olanlar üzerinde bir çok fena tesir yapan bu hal hemen her yerden kalkmış olmasına rağmen bu bidat Muğla&#8217;da devam edip gitmektedir. Bunların sureti katiyede meni vilayetçe matlup ve müstelzem olduğundan alakadarana tebligat ifası ve badema vefiyat vukuunda sala verdirilmemesinin temini rica olunur efendim.&#8221;</p>
<p>1935 yılında doğduğunu ve yapılan zulümlere kısmen şahit olduğunu ifade eden İlhan Armutçuoğlu, CHP&#8217;nin tek parti hükümeti yaptığı dönemlerde büyük sıkıntılar gördüklerini ifade etti. Özellikle Kur&#8217;an öğretimi konusunda sıkıntı yaşadıklarını anlatan Armutçuoğlu, &#8220;Hem okuyanı hem okutanı anında kodese gönderiyorlardı. En hafifi hapis cezasıydı. Çok idam edilenler bile oldu.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu zihniyetin kelime-i şehadet yazan bir havluyu bile hazmedememesinin tek sebebinin din karşıtlığı olduğunu ifade eden Armutçuoğlu, zihniyetin hiç değişmediğini belirtti.</p>
<p>(CİHAN)</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/12/minareden-sala-okunmasin/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/12/minareden-sala-okunmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu yiyecekler hastalıklardan koruyor</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/12/bu-yiyecekler-hastaliklardan-koruyor/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/12/bu-yiyecekler-hastaliklardan-koruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 08:06:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[B2]]></category>
		<category><![CDATA[Bakteriler]]></category>
		<category><![CDATA[Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Eden]]></category>
		<category><![CDATA[Etti]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[Gelen]]></category>
		<category><![CDATA[Lahana]]></category>
		<category><![CDATA[Magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[Omega 3]]></category>
		<category><![CDATA[Proteinler]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Zencefil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/12/bu-yiyecekler-hastaliklardan-koruyor/</guid>
		<description><![CDATA[ Hastalığa yakalanmadan tedbir almak anlamına gelen koruyucu hekimlik uygulamasının en önemli ayağını güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturuyor.
  Hastanelere ve ilaçlara verilen paranın 10&#8242;da birini harcayarak bağışıklık sistemini gülendirecek besinler tüketmek mümkün. 
Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, turunçgiller, soğan-sarımsak, lahana, brokoli, karnıbahar, zencefil gibi besinlerin bağışıklığı güçlendirdiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Hastalığa yakalanmadan tedbir almak anlamına gelen koruyucu hekimlik uygulamasının en önemli ayağını güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturuyor.</p>
<p>  Hastanelere ve ilaçlara verilen paranın 10&#8242;da birini harcayarak bağışıklık sistemini gülendirecek besinler tüketmek mümkün. </p>
<p>Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, turunçgiller, soğan-sarımsak, lahana, brokoli, karnıbahar, zencefil gibi besinlerin bağışıklığı güçlendirdiğini belirtti.</p>
<p>	Bağışıklık sistemi, insan vücudunu hastalıklara karşı koruyan bir savunma sistemi. Zaralı mikropların vücuda girmesini önlemek veya girmiş ise onların zararlı etkilerinden vücudu korumak bağışıklık sisteminin görevi. Virüsler, bakteriler, mantarlar, parazitler gibi mikroorganizmalar etkisiz hale getirilmezlerse pek çok hastalığa neden olabiliyor. Bağışıklık sisteminin güçlü silahları olan antioksidanlar insanları hastalık yapıcı etkenlere karşı koruyor.</p>
<p>	Özel Konya Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar; A, C, E, B2, B6, folik asit vitaminleri ile selenyum, magnezyum, çinko, manganez gibi minerallerin antioksidan özelliği gösterdiğini ifade etti. Acar, bazı proteinler ve omega 3 yağ asitlerinin de antioksidan etki gösterdiğini vurguladı. </p>
<p>	Stres, radyasyon, sigara-alkol kullanımı, hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları ve yetersiz beslenme gibi dış faktörlerin insanın savunma sistemini zayıflattığına işaret eden beslenme uzmanı Hilal Acar, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için yeterli ve dengeli beslenmek gerektiğini dile getirdi. </p>
<p>Bazı besinlerin antioksidan içerikleri sayesinde bağışıklık sistemine destek olduğunu vurgulayan Diyetisyen Hilal Acar, bu yiyecekleri beslenme düzeninde bulundurarak hastalık gelmeden tedbir alınmış olacağını söyledi.</p>
<p>	 İçerdikleri A, C, E vitaminleri, folik asit ve omega 3 sayesinde kuvvetli antioksidan özellik gösterirler. Kanseri önleme ve yaşlanmayı geciktirici etkileri de var. </p>
<p> Kalsiyum, demir, çinko, magnezyum mineralleri, B12 dışındaki diğer B vitaminlerinden tiamin, riboflavin, niasin, folik asit ve E vitamini bakımından zengin. İçerdikleri yüksek posa oranı sayesinde şeker ve kolesterol dengeleyici özellikleri var. İyi birer protein kaynağı. Soya fasulyesinin içeriğinde bulunan isoflavanlar kanser, kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor. Haftada 2 kez tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendirmesi açısından önemli. </p>
<p> E, B2, B6 vitaminleri, çinko, kalsiyum, selenyum mineralleri içeriyor. Posa içeriği yüksek. Kansere ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu. İçerdiği sağlıklı yağ asitleri sayesinde kalbi koruyucu etkisi var. </p>
<p> İçerdikleri C vitamini, karotenoidler, flavonoidler, glutatyon gibi enzimlerle bağışıklık sistemini destekler, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar, gözü korurlar. İçerdikleri çözünür ve çözünmez posa ile bağırsak florasının dengesini sağlar, kabızlık probleminin çözümlenmesine ve kan yağlarının düşürülmesine yardım ederler. Viral enfeksiyonlara, alerjilere, mantar enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlarlar. </p>
<p> İçerdiği çinko, selenyum ve kükürtlü bileşikler sayesinde enfeksiyonlar ve kansere karşı koruyucudur. Kükürtlü bileşik olan allisin vücutta doğal bir antibiyotik etki göstermektedir. </p>
<p>İyi birer beta karoten kaynağıdır ve serbest radikallerin zararlarına karşı vücudu korurlar. C vitamini ve kalsiyum içerirler. Karnabahar, içeriğindeki indol, bioflavonaid ve diğer maddeler ile antikanserojen etki gösterir. </p>
<p> C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengin. Ayrıca, bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek antosiyanlar ve flavonoitler içerir. Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu özelliği var. </p>
<p> Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır. </p>
<p> A vitamini, potasyum, folik asit ve posa bakımından zengindir. Taze domateste C vitamini de bulunur. İçerdiği likopen sayesinde kalp-damar hastalıkları, kanser ve enfeksiyonlara karşı korur. </p>
<p> A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Yüksek A vitamini sayesinde güçlü antioksidan özellik gösterir. </p>
<p> C vitamini, iyot, kükürt içerirler. Karaciğer ve mide rahatsızlıklarını tedavi edici özelliği vardır. Enfeksiyonlara karşı koruyucu etkileri var. </p>
<p> Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından zengindir. Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini azaltır. Mide bulantısını önler. </p>
<p> Bağırsaktaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlar. İçerdikleri prebiyotik ve probiyotikler sayesinde zararlı mikroorganizmalarla savaşırlar. Yara iyileşmesini hızlandırırlar. </p>
<p> Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri, yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif, protein, lignanlar (kansere karşı maddeler) içerir. Bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım eder. </p>
<p> A ve D vitaminleri, protein, fosfor, çinko, iyot ve omega 3 içerir. Kalp hastalıklarından kolesterol yüksekliğine görme bozukluklarından kansere, pek çok hastalıktan korunmak için faydalıdır. </p>
<p> E ve C vitamini içerir. Yapısındaki flavanoidler sayesinde kalbi güçlendirir, kan şekerini dengeler. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanseri önler, bağışıklık sistemini güçlendirir. </p>
<p> Protein değeri yüksektir. Fitokimyasallar açısından oldukça zengin bir yapı göstermektedir. İsoflavonlar, saponinler, taninler, fitatlar, proteaz inhibitörler, lektinler, guatrojenler, alerjenler başlıca içerdiği fitokimyasallardır. Antioksidan etkisinin yanında kolesterol düşürücü özelliği de vardır. Menapoz sonrası şikâyetleri azaltır. (CİHAN)</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/12/bu-yiyecekler-hastaliklardan-koruyor/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/12/bu-yiyecekler-hastaliklardan-koruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Olağanüstü önemli bir olaydır&#8217;</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/11/olaganustu-onemli-bir-olaydir/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/11/olaganustu-onemli-bir-olaydir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 20:21:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Albay]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn TüRk]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Dursun]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Iddia]]></category>
		<category><![CDATA[Ilker]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Talebini]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/11/olaganustu-onemli-bir-olaydir/</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.
          Baykal, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.</p>
<p>          Baykal, CNN Türk&#8217;teki &#8221;Ankara Kulisi&#8221; programına katılarak, gündeme  ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p>         &#8221;Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ&#8217;un, Albay Dursun Çiçek&#8217;in  hazırladığı iddia edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu söylediği veya onun tarafından yapıldığını kabul ettiği gibi bir beyanınız oldu, bu sizin bir  bilginize mi dayanıyor yoksa bir yorum mu?&#8221; sorusuna Baykal, &#8221;Bunun gerçekçi  bir yorum olduğundan kuşku duymuyorum. Çünkü askeri savcılığın yaptığı  değerlendirmeler, Dursun Çiçek&#8217;le ilgili tutuklama talebi de bir veri olarak  ortada&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>         Konuyla ilgili savcılığın tutuklama talebini askeri mahkemenin geri  çevirdiğini, sorunun da buradan kaynaklandığını ifade eden Baykal, şunları  kaydetti:</p>
<p>         &#8221;İrticayla mücadele eylem planı olarak nitelenen ve birbiri ardına son  zamanlarda ortaya atılan büyük iddiaların bir anlamda temelini oluşturan ana  iddia, hem Genelkurmayın içinde hazırlanmış olması, hem Hükümete ve irticaya  karşı bir eylem planını öngörüyor olması, kapsamlı ayrıntılı bir plan olması,  sonra bu planın &#8216;fotokopiydi, orijinaldi&#8217; tartışmasına, orijinal iddiasıyla dört  buçuk ay sonra yeni bir belgenin, &#8216;içeriden tanıklık yapmaya da hazırım&#8217; diyen  birisinin mektuba koyup İstanbul&#8217;a savcılığa göndermesiyle ortaya çıkması, bütün  dikkatleri bu olaya çekti. Bu olay büyük bir olaydır. Gerçekten, Genelkurmayda  böyle bir eylem planı yani sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da  meşru hükümeti yıkmak olan bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa  bu olağanüstü önemli bir olaydır.&#8221;</p>
<p>         Belgenin gerçek olup olmadığıyla ilgili bir sürecin yaşandığını ve bunun  çeşitli aşamalardan geçtiğini anlatan Baykal, &#8221;Ne incelendi? Kimler inceledi.  İnceleme sonucunda varılan kanaat nedir? Ve o kanaat gerçeği ortaya koyma  bakımından ne derece önemlidir? Bu bir bilim&#8221; dedi.</p>
<p>         &#8221;Adli Tıp zaten güvenmezlik içeriyordu ama Jandarma kriminal raporu da  yetersiz olabilir. Çünkü bu siyasi pazarlıkla ayarlanmıştır, bunu mu  diyorsunuz?&#8221; sorusuna Baykal, şu cevabı verdi:</p>
<p>         &#8221;Buradaki bütün mesele şu grafolojik incelemeyle matematiksel gerçeği  ortaya koymak kolayca mümkün değildir. İmza incelemesi ile yazı incelemesinde,  &#8216;evet, bu bunundur&#8217; diye matematiksel bir kesinlikle hüküm vermek mümkün  değildir. Matematiksel kesinlikte hüküm vermeye yardımcı olacak yöntem parmak  izidir. İmza benzetilebilir, nitekim orada &#8216;aynısı&#8217; denilmiyor. &#8216;Benzer olduğu&#8217;  falan &#8216;kanaatine varılmıştır&#8217; diyor. Hep esnek ifadeler. Matematiksellik yok.  Burada matematiksel kesinlikle bize yardımcı olabilecek yöntem parmak izi  incelemesidir. İmza sahibi olduğu iddia edilen kişi diyor ki &#8216;Bu benim  imzaladığım bir kağıt değildir, bu benim imzam değildir. Eğer bunu ben  imzaladıysam o kağıdın üzerinde benim parmak izim olması lazım.&#8217; Kendilerine tut  diye verdikleri zaman tutmuyor, eldivenle tutuyor.</p>
<p>         Hala bu inceleme ne İstanbul&#8217;da Adli Tıpta ne de Ankara&#8217;da jandarmada  yapılmıştır. Umut ediyorum önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Buraya geldikten  sonra bunun yapılmamasını anlayışla karşılamak mümkün değildir. Nitekim  İstanbul&#8217;daki mahkemede yani Ergenekon davasına bakan sivil hakimlerin bulunduğu  mahkemede jandarma raporuna ve askeri savcılığın talebine rağmen Ankara&#8217;daki  Askeri mahkemedeki hakimler de &#8216;olmaz kardeşim, bunu söyleyemezsiniz&#8217; dedi.  Mahkeme şu anda bunun geçerli olduğu kanaatine varabilmiş değildir.&#8221;</p>
<p>         &#8221;Tereddüt varsa niye bakmıyorsunuz şu parmak izine? Niye bakmıyorsunuz  mürekkep yaşına? Siz Hammurabi belgesindeki yazının yaşını çıkarmayı  başarıyorsunuz da şu Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen kağıttan belgenin  yaşını çıkaramıyor musunuz?&#8221; diyen Baykal, olayla ilgili kendi vicdanının tatmin  olmadığını söyledi.</p>
<p>         Baykal, şunları söyledi:</p>
<p>         &#8221;Bu noktada eğer silahlı kuvvetlerin komuta kademelerinden birileri  &#8216;evet anlaşılıyor bu yapmış&#8217; diyorsa bu kanaati temellendirmek durumundadır.  Mahkeme nezdinde bu temellendirilmiş değildir. Belki umut ediyorum bir süre sonra  diyecektir ki &#8216;yapmış kardeşim işte parmak izleri de var&#8217;. Bu çıkmadan niye böyle  bir kabule silahlı kuvvetler gitti? Sorguladığım nokta bu. Ben tatmin olmamışım.  Resmi açıklama yapıldığı zaman böyle hassas bir konuda, bütün medya, herkes  &#8216;kabul etti silahlı kuvvetler&#8217; diyor. Öyle yorumlanacağı biliniyor mu, niye böyle  yorumlanacak bir açıklama yapılıyor? Mahkemede yürüyen bir süreç var. Bu süreci  beklemeden bu angajman kamuoyuna neden yapılıyor. Çankaya da bu kabul ifade  ediliyor mu, edilmiyor mu? Ediliyorsa niye ediliyor? Çankaya bunun konuşulacağı  zemin mi?</p>
<p>         Bizim daha olgunlaşmamış, konunun yeterince aydınlatılamadığı bu noktada  Dursun Çiçek&#8217;ın bu işin içinde olduğu izlenimini verecek bir kabulü, bir kurumsal  kabulün, ifadenin ortaya çıkması sorgulanması gereken bir konudur.&#8221;</p>
<p>         Baykal, 1. Ordu Komutanlığında 2003 yılında yapıldığı söylenen tatbikatla  ilgili bir binbaşının bilirkişi raporunu kamuoyunun bilgisine sunduğunu ve bu  raporun açıklanmasının çok önemli olduğunu belirterek, &#8221;Yani silahlı kuvvetlerin  kendisinin 2003&#8242;teki bu olayla ilgili bir sorumluluk paylaştırma gayreti içine  girmiş olduğunu, bu bilirkişi raporu için de söylüyorum ortaya çıkmış olması çok  düşündürücüdür. Suç var mı yok mu bunu bilmiyoruz, inceleyip görürler. Fakat  &#8216;bilinsin ki bir yetki tecavüzü var burada&#8217; denilmiş olmasını ben bir kurumsal  zafiyet olarak tespit ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>         Deniz Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>         &#8221;Çiçek&#8217;in sorumluluğuyla ilgili kabul yönündeki açıklama askeri  savcılığın değerlendirmesi, hem de bilirkişi raporu ile 1. Ordudaki tatbikat  hakkındaki değerlendirme, bu kabullerin, ordu komutanlarının, kuvvet  komutanlarının ve Genelkurmay 2. Başkanı&#8217;nın tahliyesiyle eş zamanlı gerçekleşmiş  olması dikkat çekici.<br />
         Bütün bunların tümünün Çankaya&#8217;daki zirvenin ve arkasından kutlama  yemeğinin ertesinde saatlerle ölçülecek bir zaman diliminde cereyan etmiş olması,  üzerinde durulması gereken bir noktadır. Türkiye&#8217;de hukukun, siyasetle, güçle  ilişkisi konusunda çok ibret verici örnekleri yaşamakta olduğumuzu görüyorum.  Daha önce de gördük. Çeşitli vesilelerle gördük. Ergenekon&#8217;da da gördük. Bu  süreçte de görüyoruz. Artık Türkiye&#8217;de bağımsız bir yargının bu tip hassas  konularda kendi sorumluluğunu üstlenerek kamuoyunu tatmin edici güven verici bir  çalışmayla, hükümler verdiği inancı çok ciddi şekilde sarsılmıştır.&#8221;</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/11/olaganustu-onemli-bir-olaydir/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/11/olaganustu-onemli-bir-olaydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Çelik gündemi değerlendirdi</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/11/bakan-celik-gundemi-degerlendirdi/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/11/bakan-celik-gundemi-degerlendirdi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 19:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Kimi]]></category>
		<category><![CDATA[Lig]]></category>
		<category><![CDATA[Memur Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/11/bakan-celik-gundemi-degerlendirdi/</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı Faruk Çelik, &#8221;(İdarenin  yerinde yargı olarak ben varım, idarenin yapması gereken faaliyetleri ben  yaparım) anlayışının, &#8216;kimin kimi kuşattığını&#8217; ortaya koyması açısından çok  önemli olduğu düşüncesi ve inancındayım&#8221; dedi.
          Memur-Sen tarafından düzenlenen &#8221;Perşembe Söyleşileri&#8221;ne katılan Devlet  Bakanı Faruk Çelik, gündeme ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bakanı Faruk Çelik, &#8221;(İdarenin  yerinde yargı olarak ben varım, idarenin yapması gereken faaliyetleri ben  yaparım) anlayışının, &#8216;kimin kimi kuşattığını&#8217; ortaya koyması açısından çok  önemli olduğu düşüncesi ve inancındayım&#8221; dedi.</p>
<p>          Memur-Sen tarafından düzenlenen &#8221;Perşembe Söyleşileri&#8221;ne katılan Devlet  Bakanı Faruk Çelik, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve bakanlığının  yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p>         Türkiye&#8217;de yoğun ve sıcak bir gündemin yaşandığını ve son dakika  haberlerinin yoğunluk kazandığını belirten Çelik, vatandaşların son dakika  haberlerinden yorulduğunu söyledi. &#8221;Demokratik, gelişmiş ve kalkınmış bir ülkede  veya birinci lig ülkesinde olmaması gereken haberleri izlemekten vatandaşlara  gına geldiğini biliyoruz&#8221; diyen Çelik, &#8216;&#8217;son dönemlerde hukuk sahasında meydana  gelen ihtilaf ve tartışmaların önemli olduğunu, bunun dış kamuoyunun da dikkatini  çektiğini&#8221; ifade etti. Yurt dışında yaptığı ziyaretler sırasında görüştüğü  kişilerin kendisine &#8221;Türkiye&#8217;de ne oluyor, ne olacak?&#8221; şeklinde sorular  yönelttiğini belirten Bakan Çelik, şunları kaydetti:</p>
<p>         &#8221;Türkiye&#8217;de güzel şeyler olacak, güzel şeyler oluyor aslında. Türkiye  şeffaflaşıyor, Türkiye netleşiyor, Türkiye normalleşiyor ve inanıyorum ki  önümüzdeki süreçte hızlı bir şekilde tartışılan konular gündemimizden kalkacak ve  konuşulması gereken konular Türkiye&#8217;de konuşulmaya başlanacak. Türkiye&#8217;nin  kalkınmasına ve gelişmesine endekslenen, enerjisini buraya harcayan bir Türkiye,  birikimine birikim katan bir Türkiye noktasına doğru hızlı bir geçiş  gerçekleştireceğiz. Bundan hiç şüphemiz ve tereddütümüz yok.</p>
<p>         Zorlukların bilinciyle siyasette bulunduk. Önemli zorluklar aşıldı.  Önümüzde demokrasi ve demokrasi kültürümüz açısından sıkıntı oluşturan konuları  da aşacağımıza inanıyoruz. Bu konuda atılması gereken adımları, çatışmalara  fırsat vermeden, herkesin gerçeği görebilmesi için gerekli gayreti göstererek  belli bir düzeye Türkiye&#8217;yi taşıyacağımız inancı içerisindeyiz.&#8221;</p>
<p>         Türkiye&#8217;de bazı gariplikler olduğunu, özellikle üst düzey yargıda ve  yüksek mahkemelerde yaşanan hadiselerin &#8216;&#8217;son dönemlerde Türkiye&#8217;de ne oluyor?&#8221;  sorularını sordurduğunu ifade eden Bakan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>         &#8221;Bence kırılma noktası 367 ile oldu Türkiye&#8217;de. 367 kararı, yani 367  nedir? &#8216;Meclisteki milletvekili sayısı 367&#8242;yi bulmadan cumhurbaşkanlığı seçimi  yapamazsınız&#8217; diyor. Yani toplantı yeter sayısı 367 olacak ki cumhurbaşkanlığı  seçimine geçebilesiniz. Anayasa&#8217;da var mı? Yok. Yasada var mı? Yok. Nerede var?  Bir yerde yok ama &#8216;bu olacak&#8217; diye yüksek mahkeme ve Anayasa Mahkemesi karar  verince&#8230; Peki bu, millet adına bir karar mıdır? Millet adına bir karar ise 22  Temmuzda seçime gitsin. Millet dedi ki &#8216;yüzde 47&#8242;. Hiç beklemediğimiz bir oyu  millet verdi. Yüzde 34&#8242;ten başlayan bir siyasi hareket yüzde 47&#8242;lerde oy alıyor.  Demek ki millet adına bir karar değil. Milletin çok ciddi bir tepkisi oldu. Oysa  yargı Anayasa&#8217;daki hükmü gereği millet adına karar verecekti. Şimdi, bu kırılma  noktası ile kalınsaydı iyi. Çünkü arkasından seçim geldi. Milli irade tecelli  etti. O halde herkesin kendi sınırları içerisine çekilmesi kendi sınırları  içerisinde kalması gerekirdi. Fakat daha sonra özellikle özelleştirmelerle ilgili  olan kararlar ve katsayı ile ilgili alınan, yönetime göre değişen kararlar ve son  olarak da bir şehir içindeki ulaşımın fiyatını belirlemek konusunda &#8217;sen 2003  yılı fiyatıyla insanları taşılacaksın bir semtten bir semte&#8217; gibi kararlar  doğrusu çok ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Hangi sorunu beraberinde  getiriyor? &#8216;İdarenin yerinde idare değil, idarenin yerinde yargı olarak ben  varım. İdarenin yapması gereken faaliyetleri ben yaparım&#8217; anlayışının &#8216;kimin kimi  kuşattığını&#8217; ortaya koyması açısından çok önemli olduğu düşüncesi ve  inancındayım. Yani ezbere, birileri bunları kuşatıyor. Yasama, yürütme şöyle  şöyle yapıyor demek ayrı bir şeydir, bunları delillendirmek ve örnekleriyle  ortaya koymak ayrı bir şeydir. Kim kimi kuşatıyor kim kimin alanını daraltıyor  çok net bir şekilde görmek mümkün diye düşünüyorum.</p>
<p>         AK Parti iktidarı tarafından ve siyasi irade açısından bu bakış  açılarının sağlıklı ve doğru olmadığı inancındayım. Hiç kimse ile çatışmadan,  çatışma ortamını oluşturmadan diyoruz ki &#8216;herkes kendi alanına çekilsin&#8217;.  Yasamanın, yürütmenin, yargının farklı erkler olarak bir sac ayağı gibi  vazgeçilmez bu üç gücün kendi alanında ülkeye, millete hizmet konusunda büyük bir  gayret, çaba ve yarış içerisinde olması gerekirken, bu üçlünün sanki birbirinin  rakibiymiş gibi birbirinin alanında bulunmaları&#8230; İşte o zaman sistemin  açmazları ve sıkıntılarını beraberinde getiriyor. Ben bunların da bir ümitsizlik  yaratmaması düşüncesindeyim.&#8221;</p>
<p>         Bakan Çelik, uzun yıllar boyunca gördüğü şeyin hep çatışma olduğunu  belirterek, &#8221;Gençliğimizde sağ-sol vardı, arkasından terör olayları başladı. Bir  şey bitince bir başka şey başlıyor. Bu çatışmacı anlayışın ortadan kalkması  gerekiyor&#8221; dedi. Çatışmadan çok farklı unsur ve siyasi yapıların beslendiğini  belirten Çelik, çatışma anlayışı bittiğinde gerçek hizmet ekipleri ile projesi  olanların ortada olacağını, hizmet etme değil, varlığını sürdürmeye dönük  çabaları olanların ise ortadan kalkacağını söyledi.</p>
<p>         Salı günü yapılan grup toplantılarını artık vatandaşın izlemediğini öne  süren Bakan Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>         &#8221;Yalnız çatışma, yalnız kavga, atışmadan ibaret bir siyaset&#8230; Bir kere  deyin ki &#8216;iktidar olarak şu projelerin mahsurları şu şekilde ortaya çıkmıştır.  Bunun doğrusu şudur. Ey millet bu doğruyu sizinle paylaşıyorum. Bu yanlıştan  iktidar vazgeçin&#8217; diye söyleyin. O günkü aktüel konu ne? O aktüel konu  çerçevesindeki dedikodudan ibaret konuşmalardan milletimize gına geldi.  İnanıyoruz ki ana sorun muhalefet sorunudur. Türkiye&#8217;de nitelikli bir muhalefetin  olmayışı bir anlamda bizim için bir artı oluştururken bir anlamda da eksi  oluşturduğunu ifade ederim. Nedir eksi iktidar için; muhalefet iktidarı daha  doğruları araştırmaya, çok çalışmaya sevk edecek bir yapıda olur ise yani üretken  bir yapıda olur ise iktidar mevcutla yetinmez. Ama muhalefet zayıf düşünce  iktidarda rehavet söz konusu olabilir. İktidar der ki &#8216;nasıl olsa ikisini  toplasanız birinci parti etmiyor. Ama her an iktidara aday bir muhalefet iktidar  için iyi bir kamçıdır. Dolayısıyla vatandaşımızın kazanımı açısından son derece  isabetli ve yerinde bir tablodur.&#8221;</p>
<p>         Türkiye&#8217;nin 8 yılda birçok reformu gerçekleştirdiğini belirten Çelik,  Türkiye&#8217;nin kronikleşen sorunlarını çözmek için çalışmalarını sürdürdüklerini  ifade etti. Bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar hakkında da söyleşiye  katılanlara bilgi veren Bakan Çelik, Alevi vatandaşların sorunlarını çözmek için  &#8221;Alevi açılımı&#8221; yaptıklarını, düzenledikleri çalıştaylar sonucunda ilk kez  Alevilerin devletle ve kendi içlerinde bir araya geldiğini kaydetti. Yapılan  çalışmalarla devlet hafızasının yenilendiğini ve Alevi vatandaşların sorun ve  taleplerinin yer aldığı 7 ciltlik bir çalışmanın ortaya konulduğunu ifade eden  Bakan Çelik, çalıştaylarda çıkan çözüm noktaları konusunda çalışmalara  başladıklarını anlattı.</p>
<p>         Roman vatandaşların sorununu da çözmek için Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan&#8217;ın da katıldığı bir toplantı düzenleyeceklerini söyleyen Bakan Çelik,  iskan kanunundaki ayrımcılığı ortadan kaldıracaklarını ve Roman kadınların  eğitimi ile ilgili çalışma yapacaklarını söyledi.<br />
         Diyanet İşleri Başkanlığının, teşkilat yasasına kavuşması için yasal  düzenlemeyi bitirdiklerini ve bu hafta yasa tasarısını TBMM&#8217;ye göndereceklerini  belirten Bakan Çelik, Meclis tatile girmeden yasayı çıkartacaklarını kaydetti.</p>
<p>         Yurt dışında yaşayan çok sayıda Türk bulunduğunu söyleyen Bakan Çelik,  yurt dışında yaşayan Türklerin sorunlarını çözmek için kurulacak kurumun adının  bugün &#8221;Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı&#8221; olarak  belirlendiğini kaydetti. 150 kişilik kurumun merkezinin Ankara&#8217;da bulunacağını  belirten Bakan Çelik, söz konusu kurumda 1 başkan 3 başkan yardımcısı ile 6 daire  başkanı ve ona bağlı ülke masalarının bulunacağını söyledi. Çelik, masalarda  çalışacak uzmanların, sorumlu oldukları ülkede yaşayan Türkler ile ilgili her  şeyi bileceğini söyledi.</p>
<p>         Kurulacak başkanlık ile Türkiye&#8217;nin dış politika da daha aktif hale  geleceğini ifade eden Bakan Çelik, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı  (TİKA) aracılığıyla yurt dışına yapılan yatırımların da devam ettiğini belirtti.  Türkiye&#8217;nin kalkınma yatırımlarına 700 milyon dolarlık kaynak ayırdığını söyleyen  Bakan Çelik, bunun 150 milyon dolarının TİKA tarafından kullanıldığını, Orta  Doğu&#8217;da, Balkanlar ve Afrika&#8217;daki 30 ülkede yatırımların yapıldığını kaydetti.</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/11/bakan-celik-gundemi-degerlendirdi/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/11/bakan-celik-gundemi-degerlendirdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Roman mahallesine bir öğretmen gelirse..</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/11/roman-mahallesine-bir-ogretmen-gelirse/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/11/roman-mahallesine-bir-ogretmen-gelirse/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 18:37:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Abd]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Aktosun]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Darbuka]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Konu]]></category>
		<category><![CDATA[Mesajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Murat]]></category>
		<category><![CDATA[Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[Servet]]></category>
		<category><![CDATA[Tuba]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/11/roman-mahallesine-bir-ogretmen-gelirse/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Yolunu seçmek zordur. Yolunda kalmaksa daha zor.&#8221; FKM Tiyatrosu&#8217;nun iki yıl aradan sonra sahnelediği yeni oyunu &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;da geçiyor bu ifadeler.
 Başarılı bir gencin ideallerini göz önünde bulundurarak yaptığı seçimi anlatan &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;; Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O&#8217;nu Beklerken&#8217;de olduğu gibi FKM Tiyatrosu&#8217;nun &#8216;kendi kültür dünyamız&#8217; anlayışıyla örtüşüyor. Galası geçtiğimiz cumartesi günü Çemberlitaş&#8217;taki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Yolunu seçmek zordur. Yolunda kalmaksa daha zor.&#8221; FKM Tiyatrosu&#8217;nun iki yıl aradan sonra sahnelediği yeni oyunu &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;da geçiyor bu ifadeler.</p>
<p> Başarılı bir gencin ideallerini göz önünde bulundurarak yaptığı seçimi anlatan &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;; Tuna Boyu, Hırsız, Hacata, O&#8217;nu Beklerken&#8217;de olduğu gibi FKM Tiyatrosu&#8217;nun &#8216;kendi kültür dünyamız&#8217; anlayışıyla örtüşüyor. Galası geçtiğimiz cumartesi günü Çemberlitaş&#8217;taki Fırat Kültür Merkezi&#8217;nde (FKM) gerçekleştirilen oyun, ilk gösteriminde izleyicinin beğenisini kazandı.</p>
<p>Ramiz Çetintürk, Erdem Baki ve M. Alp Arslan&#8217;ın yazıp Necati Şahin&#8217;in yönettiği &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;un oyuncu kadrosunda Göker Murat, Tuba Salgın, Erkan Fırat, Nurdan Albamya, Yusuf Düzenli, Özlem Sarıçamlık ve Emrah Koç gibi genç oyuncular yer alıyor. Oyun mizahi yönünü geleneksel tiyatronun güldürü unsurlarından alıyor. İzleyici oyunda sürpriz bir şekilde gölge oyunu ile de karşılaşıyor. &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;un bir başka dikkat çekici yönü ise canlı müzik performansı. Oyuncular bunun için darbuka ve klarnet dersi almış. Yönetmen Necati Şahin&#8217;in &#8216;çeşnili bir oyun&#8217; diye özetlediği &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;, hem güldürüyor hem de insanı hayat ve idealler üzerinde düşündürüyor. Şahin, &#8220;Oyun, epik tiyatronun göstergelerini taşıyor. Dramatik devamlılığı önemseyip seyirciyi kahkahaya ya da gözyaşına boğarak bütün yetkisini oradan almıyor.&#8221; diyor. FKM Genel Müdürü Ahmet Servet Aktosun ise yeni bir oyun için iki yıl bekllemelerinin nedenini şöyle açıklıyor: &#8220;FKM Tiyatrosu&#8217;nun var olan çizgisini bozmadan üzerine bir şeyler koymak istedik. Yolun Açık Olsun, kendisini izlettirmeyi başarırken &#8216;kendi dünyamız&#8217;dan da mesajlar içeriyor.&#8221;</p>
<p>&#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;, üniverstede başarılı bir öğrenci olan Hakan&#8217;ın, yaptığı tercihlerle değişen hayatını konu ediniyor. Hakan, ABD&#8217;de nişanlısıyla eğitimlerine devam edecekleri bir gelecek hayal etmektedir. Ancak, sürprizler onu başka yerlere götürür. Bir seçim yapması gerektiğinde ise hayallerini ve nişanlısını terk ederek bir dershanede öğretmenliğe başlar. Maaşı geçimine yetmediği için Roman mahallesine yerleşmek zorunda kalır. Bu gürültülü, bir o kadar da neşeli mahallede yeni bir hayata adım atmıştır. &#8216;Yolun Açık Olsun&#8217;, bu ay içinde 20 ve 27 Mart&#8217;ta FKM&#8217;de izlenebilecek. (0212 517 46 97) ZAMAN </p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/11/roman-mahallesine-bir-ogretmen-gelirse/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/11/roman-mahallesine-bir-ogretmen-gelirse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Doğruysa olağanüstü önemli olaydır&#8217;</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogruysa-olaganustu-onemli-olaydir/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogruysa-olaganustu-onemli-olaydir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:21:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Albay]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn TüRk]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Dursun]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Iddia]]></category>
		<category><![CDATA[Ilker]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Talebini]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/11/dogruysa-olaganustu-onemli-olaydir/</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.
          Baykal, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.</p>
<p>          Baykal, CNN Türk&#8217;teki &#8221;Ankara Kulisi&#8221; programına katılarak, gündeme  ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p>         &#8221;Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ&#8217;un, Albay Dursun Çiçek&#8217;in  hazırladığı iddia edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu söylediği veya onun tarafından yapıldığını kabul ettiği gibi bir beyanınız oldu, bu sizin bir  bilginize mi dayanıyor yoksa bir yorum mu?&#8221; sorusuna Baykal, &#8221;Bunun gerçekçi  bir yorum olduğundan kuşku duymuyorum. Çünkü askeri savcılığın yaptığı  değerlendirmeler, Dursun Çiçek&#8217;le ilgili tutuklama talebi de bir veri olarak  ortada&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>         Konuyla ilgili savcılığın tutuklama talebini askeri mahkemenin geri  çevirdiğini, sorunun da buradan kaynaklandığını ifade eden Baykal, şunları  kaydetti:</p>
<p>         &#8221;İrticayla mücadele eylem planı olarak nitelenen ve birbiri ardına son  zamanlarda ortaya atılan büyük iddiaların bir anlamda temelini oluşturan ana  iddia, hem Genelkurmayın içinde hazırlanmış olması, hem Hükümete ve irticaya  karşı bir eylem planını öngörüyor olması, kapsamlı ayrıntılı bir plan olması,  sonra bu planın &#8216;fotokopiydi, orijinaldi&#8217; tartışmasına, orijinal iddiasıyla dört  buçuk ay sonra yeni bir belgenin, &#8216;içeriden tanıklık yapmaya da hazırım&#8217; diyen  birisinin mektuba koyup İstanbul&#8217;a savcılığa göndermesiyle ortaya çıkması, bütün  dikkatleri bu olaya çekti. Bu olay büyük bir olaydır. Gerçekten, Genelkurmayda  böyle bir eylem planı yani sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da  meşru hükümeti yıkmak olan bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa  bu olağanüstü önemli bir olaydır.&#8221;</p>
<p>         Belgenin gerçek olup olmadığıyla ilgili bir sürecin yaşandığını ve bunun  çeşitli aşamalardan geçtiğini anlatan Baykal, &#8221;Ne incelendi? Kimler inceledi.  İnceleme sonucunda varılan kanaat nedir? Ve o kanaat gerçeği ortaya koyma  bakımından ne derece önemlidir? Bu bir bilim&#8221; dedi.</p>
<p>         &#8221;Adli Tıp zaten güvenmezlik içeriyordu ama Jandarma kriminal raporu da  yetersiz olabilir. Çünkü bu siyasi pazarlıkla ayarlanmıştır, bunu mu  diyorsunuz?&#8221; sorusuna Baykal, şu cevabı verdi:</p>
<p>         &#8221;Buradaki bütün mesele şu grafolojik incelemeyle matematiksel gerçeği  ortaya koymak kolayca mümkün değildir. İmza incelemesi ile yazı incelemesinde,  &#8216;evet, bu bunundur&#8217; diye matematiksel bir kesinlikle hüküm vermek mümkün  değildir. Matematiksel kesinlikte hüküm vermeye yardımcı olacak yöntem parmak  izidir. İmza benzetilebilir, nitekim orada &#8216;aynısı&#8217; denilmiyor. &#8216;Benzer olduğu&#8217;  falan &#8216;kanaatine varılmıştır&#8217; diyor. Hep esnek ifadeler. Matematiksellik yok.  Burada matematiksel kesinlikle bize yardımcı olabilecek yöntem parmak izi  incelemesidir. İmza sahibi olduğu iddia edilen kişi diyor ki &#8216;Bu benim  imzaladığım bir kağıt değildir, bu benim imzam değildir. Eğer bunu ben  imzaladıysam o kağıdın üzerinde benim parmak izim olması lazım.&#8217; Kendilerine tut  diye verdikleri zaman tutmuyor, eldivenle tutuyor.</p>
<p>         Hala bu inceleme ne İstanbul&#8217;da Adli Tıpta ne de Ankara&#8217;da jandarmada  yapılmıştır. Umut ediyorum önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Buraya geldikten  sonra bunun yapılmamasını anlayışla karşılamak mümkün değildir. Nitekim  İstanbul&#8217;daki mahkemede yani Ergenekon davasına bakan sivil hakimlerin bulunduğu  mahkemede jandarma raporuna ve askeri savcılığın talebine rağmen Ankara&#8217;daki  Askeri mahkemedeki hakimler de &#8216;olmaz kardeşim, bunu söyleyemezsiniz&#8217; dedi.  Mahkeme şu anda bunun geçerli olduğu kanaatine varabilmiş değildir.&#8221;</p>
<p>         &#8221;Tereddüt varsa niye bakmıyorsunuz şu parmak izine? Niye bakmıyorsunuz  mürekkep yaşına? Siz Hammurabi belgesindeki yazının yaşını çıkarmayı  başarıyorsunuz da şu Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen kağıttan belgenin  yaşını çıkaramıyor musunuz?&#8221; diyen Baykal, olayla ilgili kendi vicdanının tatmin  olmadığını söyledi.</p>
<p>         Baykal, şunları söyledi:</p>
<p>         &#8221;Bu noktada eğer silahlı kuvvetlerin komuta kademelerinden birileri  &#8216;evet anlaşılıyor bu yapmış&#8217; diyorsa bu kanaati temellendirmek durumundadır.  Mahkeme nezdinde bu temellendirilmiş değildir. Belki umut ediyorum bir süre sonra  diyecektir ki &#8216;yapmış kardeşim işte parmak izleri de var&#8217;. Bu çıkmadan niye böyle  bir kabule silahlı kuvvetler gitti? Sorguladığım nokta bu. Ben tatmin olmamışım.  Resmi açıklama yapıldığı zaman böyle hassas bir konuda, bütün medya, herkes  &#8216;kabul etti silahlı kuvvetler&#8217; diyor. Öyle yorumlanacağı biliniyor mu, niye böyle  yorumlanacak bir açıklama yapılıyor? Mahkemede yürüyen bir süreç var. Bu süreci  beklemeden bu angajman kamuoyuna neden yapılıyor. Çankaya da bu kabul ifade  ediliyor mu, edilmiyor mu? Ediliyorsa niye ediliyor? Çankaya bunun konuşulacağı  zemin mi?</p>
<p>         Bizim daha olgunlaşmamış, konunun yeterince aydınlatılamadığı bu noktada  Dursun Çiçek&#8217;ın bu işin içinde olduğu izlenimini verecek bir kabulü, bir kurumsal  kabulün, ifadenin ortaya çıkması sorgulanması gereken bir konudur.&#8221;</p>
<p>         Baykal, 1. Ordu Komutanlığında 2003 yılında yapıldığı söylenen tatbikatla  ilgili bir binbaşının bilirkişi raporunu kamuoyunun bilgisine sunduğunu ve bu  raporun açıklanmasının çok önemli olduğunu belirterek, &#8221;Yani silahlı kuvvetlerin  kendisinin 2003&#8242;teki bu olayla ilgili bir sorumluluk paylaştırma gayreti içine  girmiş olduğunu, bu bilirkişi raporu için de söylüyorum ortaya çıkmış olması çok  düşündürücüdür. Suç var mı yok mu bunu bilmiyoruz, inceleyip görürler. Fakat  &#8216;bilinsin ki bir yetki tecavüzü var burada&#8217; denilmiş olmasını ben bir kurumsal  zafiyet olarak tespit ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>         Deniz Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>         &#8221;Çiçek&#8217;in sorumluluğuyla ilgili kabul yönündeki açıklama askeri  savcılığın değerlendirmesi, hem de bilirkişi raporu ile 1. Ordudaki tatbikat  hakkındaki değerlendirme, bu kabullerin, ordu komutanlarının, kuvvet  komutanlarının ve Genelkurmay 2. Başkanı&#8217;nın tahliyesiyle eş zamanlı gerçekleşmiş  olması dikkat çekici.<br />
         Bütün bunların tümünün Çankaya&#8217;daki zirvenin ve arkasından kutlama  yemeğinin ertesinde saatlerle ölçülecek bir zaman diliminde cereyan etmiş olması,  üzerinde durulması gereken bir noktadır. Türkiye&#8217;de hukukun, siyasetle, güçle  ilişkisi konusunda çok ibret verici örnekleri yaşamakta olduğumuzu görüyorum.  Daha önce de gördük. Çeşitli vesilelerle gördük. Ergenekon&#8217;da da gördük. Bu  süreçte de görüyoruz. Artık Türkiye&#8217;de bağımsız bir yargının bu tip hassas  konularda kendi sorumluluğunu üstlenerek kamuoyunu tatmin edici güven verici bir  çalışmayla, hükümler verdiği inancı çok ciddi şekilde sarsılmıştır.&#8221;</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/11/dogruysa-olaganustu-onemli-olaydir/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogruysa-olaganustu-onemli-olaydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Doğrulanırsa olağanüstü önemli bir olaydır&#8217;</title>
		<link>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogrulanirsa-olaganustu-onemli-bir-olaydir/</link>
		<comments>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogrulanirsa-olaganustu-onemli-bir-olaydir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:21:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Albay]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Chp]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn]]></category>
		<category><![CDATA[Cnn TüRk]]></category>
		<category><![CDATA[Dedi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Dursun]]></category>
		<category><![CDATA[Eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Iddia]]></category>
		<category><![CDATA[Ilker]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Talebini]]></category>
		<category><![CDATA[Veya]]></category>
		<category><![CDATA[Yani]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.loyya.com/2010/03/11/dogrulanirsa-olaganustu-onemli-bir-olaydir/</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.
          Baykal, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, &#8221;Gerçekten  Genelkurmayda böyle bir eylem planı, (irticayla mücadele eylem planı) yani  sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da meşru hükümeti yıkmak olan  bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa bu olağanüstü önemli bir  olaydır&#8221; dedi.</p>
<p>          Baykal, CNN Türk&#8217;teki &#8221;Ankara Kulisi&#8221; programına katılarak, gündeme  ilişkin soruları yanıtladı.</p>
<p>         &#8221;Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ&#8217;un, Albay Dursun Çiçek&#8217;in  hazırladığı iddia edilen belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu söylediği veya  onun tarafından yapıldığını kabul ettiği gibi bir beyanınız oldu, bu sizin bir  bilginize mi dayanıyor yoksa bir yorum mu?&#8221; sorusuna Baykal, &#8221;Bunun gerçekçi  bir yorum olduğundan kuşku duymuyorum. Çünkü askeri savcılığın yaptığı  değerlendirmeler, Dursun Çiçek&#8217;le ilgili tutuklama talebi de bir veri olarak  ortada&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>         Konuyla ilgili savcılığın tutuklama talebini askeri mahkemenin geri  çevirdiğini, sorunun da buradan kaynaklandığını ifade eden Baykal, şunları  kaydetti:</p>
<p>         &#8221;İrticayla mücadele eylem planı olarak nitelenen ve birbiri ardına son  zamanlarda ortaya atılan büyük iddiaların bir anlamda temelini oluşturan ana  iddia, hem Genelkurmayın içinde hazırlanmış olması, hem Hükümete ve irticaya  karşı bir eylem planını öngörüyor olması, kapsamlı ayrıntılı bir plan olması,  sonra bu planın &#8216;fotokopiydi, orijinaldi&#8217; tartışmasına, orijinal iddiasıyla dört  buçuk ay sonra yeni bir belgenin, &#8216;içeriden tanıklık yapmaya da hazırım&#8217; diyen  birisinin mektuba koyup İstanbul&#8217;a savcılığa göndermesiyle ortaya çıkması, bütün  dikkatleri bu olaya çekti. Bu olay büyük bir olaydır. Gerçekten, Genelkurmayda  böyle bir eylem planı yani sabotajları, hukuk dışı tertipleri ön gören, amacı da  meşru hükümeti yıkmak olan bir eylem planının resmen hazırlandığı ortaya çıkarsa  bu olağanüstü önemli bir olaydır.&#8221;</p>
<p>         Belgenin gerçek olup olmadığıyla ilgili bir sürecin yaşandığını ve bunun  çeşitli aşamalardan geçtiğini anlatan Baykal, &#8221;Ne incelendi? Kimler inceledi.  İnceleme sonucunda varılan kanaat nedir? Ve o kanaat gerçeği ortaya koyma  bakımından ne derece önemlidir? Bu bir bilim&#8221; dedi.</p>
<p>         &#8221;Adli Tıp zaten güvenmezlik içeriyordu ama Jandarma kriminal raporu da  yetersiz olabilir. Çünkü bu siyasi pazarlıkla ayarlanmıştır, bunu mu  diyorsunuz?&#8221; sorusuna Baykal, şu cevabı verdi:</p>
<p>         &#8221;Buradaki bütün mesele şu grafolojik incelemeyle matematiksel gerçeği  ortaya koymak kolayca mümkün değildir. İmza incelemesi ile yazı incelemesinde,  &#8216;evet, bu bunundur&#8217; diye matematiksel bir kesinlikle hüküm vermek mümkün  değildir. Matematiksel kesinlikte hüküm vermeye yardımcı olacak yöntem parmak  izidir. İmza benzetilebilir, nitekim orada &#8216;aynısı&#8217; denilmiyor. &#8216;Benzer olduğu&#8217;  falan &#8216;kanaatine varılmıştır&#8217; diyor. Hep esnek ifadeler. Matematiksellik yok.  Burada matematiksel kesinlikle bize yardımcı olabilecek yöntem parmak izi  incelemesidir. İmza sahibi olduğu iddia edilen kişi diyor ki &#8216;Bu benim  imzaladığım bir kağıt değildir, bu benim imzam değildir. Eğer bunu ben  imzaladıysam o kağıdın üzerinde benim parmak izim olması lazım.&#8217; Kendilerine tut  diye verdikleri zaman tutmuyor, eldivenle tutuyor.</p>
<p>         Hala bu inceleme ne İstanbul&#8217;da Adli Tıpta ne de Ankara&#8217;da jandarmada  yapılmıştır. Umut ediyorum önümüzdeki günlerde yapılacaktır. Buraya geldikten  sonra bunun yapılmamasını anlayışla karşılamak mümkün değildir. Nitekim  İstanbul&#8217;daki mahkemede yani Ergenekon davasına bakan sivil hakimlerin bulunduğu  mahkemede jandarma raporuna ve askeri savcılığın talebine rağmen Ankara&#8217;daki  Askeri mahkemedeki hakimler de &#8216;olmaz kardeşim, bunu söyleyemezsiniz&#8217; dedi.  Mahkeme şu anda bunun geçerli olduğu kanaatine varabilmiş değildir.&#8221;</p>
<p>         &#8221;Tereddüt varsa niye bakmıyorsunuz şu parmak izine? Niye bakmıyorsunuz  mürekkep yaşına? Siz Hammurabi belgesindeki yazının yaşını çıkarmayı  başarıyorsunuz da şu Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen kağıttan belgenin  yaşını çıkaramıyor musunuz?&#8221; diyen Baykal, olayla ilgili kendi vicdanının tatmin  olmadığını söyledi.</p>
<p>         Baykal, şunları söyledi:</p>
<p>         &#8221;Bu noktada eğer silahlı kuvvetlerin komuta kademelerinden birileri  &#8216;evet anlaşılıyor bu yapmış&#8217; diyorsa bu kanaati temellendirmek durumundadır.  Mahkeme nezdinde bu temellendirilmiş değildir. Belki umut ediyorum bir süre sonra  diyecektir ki &#8216;yapmış kardeşim işte parmak izleri de var&#8217;. Bu çıkmadan niye böyle  bir kabule silahlı kuvvetler gitti? Sorguladığım nokta bu. Ben tatmin olmamışım.  Resmi açıklama yapıldığı zaman böyle hassas bir konuda, bütün medya, herkes  &#8216;kabul etti silahlı kuvvetler&#8217; diyor. Öyle yorumlanacağı biliniyor mu, niye böyle  yorumlanacak bir açıklama yapılıyor? Mahkemede yürüyen bir süreç var. Bu süreci  beklemeden bu angajman kamuoyuna neden yapılıyor. Çankaya da bu kabul ifade  ediliyor mu, edilmiyor mu? Ediliyorsa niye ediliyor? Çankaya bunun konuşulacağı  zemin mi?</p>
<p>         Bizim daha olgunlaşmamış, konunun yeterince aydınlatılamadığı bu noktada  Dursun Çiçek&#8217;ın bu işin içinde olduğu izlenimini verecek bir kabulü, bir kurumsal  kabulün, ifadenin ortaya çıkması sorgulanması gereken bir konudur.&#8221;</p>
<p>         Baykal, 1. Ordu Komutanlığında 2003 yılında yapıldığı söylenen tatbikatla  ilgili bir binbaşının bilirkişi raporunu kamuoyunun bilgisine sunduğunu ve bu  raporun açıklanmasının çok önemli olduğunu belirterek, &#8221;Yani silahlı kuvvetlerin  kendisinin 2003&#8242;teki bu olayla ilgili bir sorumluluk paylaştırma gayreti içine  girmiş olduğunu, bu bilirkişi raporu için de söylüyorum ortaya çıkmış olması çok  düşündürücüdür. Suç var mı yok mu bunu bilmiyoruz, inceleyip görürler. Fakat  &#8216;bilinsin ki bir yetki tecavüzü var burada&#8217; denilmiş olmasını ben bir kurumsal  zafiyet olarak tespit ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>         Deniz Baykal, şöyle devam etti:</p>
<p>         &#8221;Çiçek&#8217;in sorumluluğuyla ilgili kabul yönündeki açıklama askeri  savcılığın değerlendirmesi, hem de bilirkişi raporu ile 1. Ordudaki tatbikat  hakkındaki değerlendirme, bu kabullerin, ordu komutanlarının, kuvvet  komutanlarının ve Genelkurmay 2. Başkanı&#8217;nın tahliyesiyle eş zamanlı gerçekleşmiş  olması dikkat çekici.<br />
         Bütün bunların tümünün Çankaya&#8217;daki zirvenin ve arkasından kutlama  yemeğinin ertesinde saatlerle ölçülecek bir zaman diliminde cereyan etmiş olması,  üzerinde durulması gereken bir noktadır. Türkiye&#8217;de hukukun, siyasetle, güçle  ilişkisi konusunda çok ibret verici örnekleri yaşamakta olduğumuzu görüyorum.  Daha önce de gördük. Çeşitli vesilelerle gördük. Ergenekon&#8217;da da gördük. Bu  süreçte de görüyoruz. Artık Türkiye&#8217;de bağımsız bir yargının bu tip hassas  konularda kendi sorumluluğunu üstlenerek kamuoyunu tatmin edici güven verici bir  çalışmayla, hükümler verdiği inancı çok ciddi şekilde sarsılmıştır.&#8221;</p>
</p>
			<p><a href="http://www.loyya.com">Loyya.Com İlginç Olaylar Haberler Makaleler Yazılar</a> &copy; 2010 | 
			0 yorum | <a href="http://www.loyya.com/2010/03/11/dogrulanirsa-olaganustu-onemli-bir-olaydir/">yazının devamı &raquo;</a></p>
		
<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.loyya.com/2010/03/11/dogrulanirsa-olaganustu-onemli-bir-olaydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
